Diyabet Hakkında Herşey!

Diyabet

Ekran Resmi 2015-12-06 21.43.35

Yediğimiz besinlerin sindirimi sonucu oluşan ve kana geçen şekerin kandan hücre içine giremeyip sürekli olarak kanda kalması sonucu kanda şeker miktarının yükselmesiyle kendini gösteren ve ömür boyu süren bir hastalıktır.

Diyabet, yiyeceklerle alınan şekerlerin vücutta yakılarak enerjiye dönüşme sisteminin bozukluğudur.

Şeker Hücre İçine Nasıl Girer ?

Yiyeceklerde bulunan karbonhidratlar (çoklu şekerler) sindirim kanalında parçalandıktan sonra glikoz (basit şeker) olarak kana geçer.

 

Vücudumuzda PANKREAS adı verilen, midenin arka tarafında yer alan bir organ vardır. Bu organ, İNSÜLİN denilen bir hormon salgılar.

 

Normalde insülin kana geçen bu şekerle birleşerek şekerin hücre içine girmesini, dolayısıyla yakıt olarak kullanılmasını sağlar.

 

İnsülin hücre girişlerini anahtar gibi açar, şekerin hücre içine girmesini sağlar. İnsülin olmazsa bu hücre girişleri açılamaz ve şeker hücre içine giremez.

Biz Şekeri Hangi Besinlerden Alırız ?

Biz şekeri ya şekerli yiyeceklerden ya da ekmek, patates, makarna, pirinç gibi şeker (karbonhidrat ) içeren besinlerden alırız.

Ayrıca şeker karaciğer denilen organımız tarafından da üretilir.

Şeker İçeren Gıdalar Alındıktan Sonra Ne Olur ?

Şeker içeren gıdalar ağızdan alındıktan sonra kandaki şeker miktarı yükselir. Buna cevap olarak pankreastan insülin salgılanır. İnsülin kana geçen bu şekerle birleşerek şekerin hücre içine girmesini, dolayısıyla yakıt olarak kullanılmasını sağlar.

Diyabette Şeker Neden Hücre İçine Geçemez?

İnsülin denilen hormon pankreas denilen organımızdaki bozukluk sonucu üretilemez veya üretilir ama etki etmek üzere pankreasın dışına yeterli miktarda çıkamaz ya da vücut hücreleri pankreasın dışına çıkan insülini tanıyamadığı için insüline yeterince cevap veremez, ona direnç gösterir ve üretilen insülin görevini tam yapamaz. Sonuç olarak da  insülin şekeri hücre içine sokamaz.

 

Özetlersek; şekerin bağlanıp taşınacağı madde ya yoktur ya da kullanımında bozukluk vardır. Bu nedenle de şeker kendini taşıyacak bir madde bulamadığı için kandan hücrelere geçemez.

 

Yani kanımızdaki şeker miktarı insülin hormonu tarafından dengede tutulur.

 

ŞEKER KAN DAMARLARININ İÇİNDE KALIRSA NE OLUR?

 

Arabaların çalışması için enerjiye ihtiyaç vardır. Bu enerji benzinden sağlanır.

Vücudumuzun çalışması, yani günlük aktivitesini (yürümek, koşmak, oturmak v.s. ) yapabilmesi için de  enerjiye ihtiyaç vardır.

Vücudumuz bu enerjiyi şekerden sağlar. Şekerin enerji verebilmesi için hücre içine girmesi lazımdır.

 

 Şeker hücre içine girer, hücre tarafından yakılarak enerji verir.

 

 

 Diyabetli bireylerde insülinin yetersiz veya eksik olmasından dolayı glikoz (şeker) hücre içine giremez. Yani şeker hastalarının hücrelerinde şeker enerjiye dönüştürülemez.

Bunun sonucunda hücrelerin ihtiyacı olan enerji karşılanamaz. Hücreler enerji olmadığı için çalışamazlar. Yani şeker hastalarının günlük aktivitesini (yürümek, koşmak, oturmak v.s. ) yapabilmesi zorlaşır. Bunun sonucunda da yorgunluk, halsizlik olur.

Ayrıca glikoz denilen şeker hücre içine giremediği için de kanda birikmeye başlar ve kan şekeri  aşırı miktarda yükselir. Bunun sonucunda da biriken şekerin atılabilmesi için idrar yapma ihtiyacı artar.

Çok fazla miktarda idrar yapınca vücudun su ihtiyacı artar. Ağızda kuruma hissi olur. Kişiler çok fazla miktarda su içerler.

Hücrelerin kendi ihtiyaçları için gerekli olan şekeri alamamaları nedeni ile kaslarda yorgunluk, zayıflık ortaya çıkar. Hücreler gereken enerjiyi bu kez başka yerden bulmaya çalışırlar. Vücudumuzdaki yağları yakmaya başlarlar. Bu yıkım sonucu idrarda keton çıkmaya başlar. Kişi kilo kaybeder.

Diyabet Hangi Yaşlarda Görülür ?

Diyabet her yaş grubunda görülebilir.

Kaç Çeşit Diyabet Vardır ?

Başlıca 3 çeşit diyabet vardır.

Bunlar:

-Tip1 Diyabet,

-Tip2 Diyabet,

-Gestasyonel diyabet dediğimiz gebelikte görülen diyabettir.

Tip 1 Diyabet Nedir ?

Genellikle genç yaşlarda görülen,  pankreasta insülin salgılayan hücrelerin harabiyeti sonucu mutlak insülin eksikliği ile ortaya çıkan diyabettir ve ömür boyu sürer.

Başlangıç ani ve şiddetli olabilir.

Tip 1 diyabetin otoimmün nedenli olduğu düşünülmektedir. Yani vücudumuzun bağışıklık sistemininden kaynaklanmaktadır. Vücudumuzun mikroplarla çarpışan sistemi mikroplara saldırdığı gibi pankreasımıza saldırır ve insülin yapan hücreleri tamamen yok eder. Bu saldırının nedeni kesin olarak bilinmemektedir.

Tip 1 Diyabetin Tedavisi Nedir ?

Tip1 diyabetli olan hastaların pankreasları insülin üretmediğinden, tedavi şekli ömür boyu insülin kullanımıdır (İnsülin iğnesi yapılmasıdır).

Tip 2 Diyabet Nedir ?

Tip2 diyabet, diyabetin sık görülen türüdür.

Genellikle ileri yaşlarda görülen diyabet tipidir. Pankreastan insülin salgılanmaktadır. Ancak salgılanan insülin miktarı ya vücudun normal fonksiyonlarını yerine getirmek için gerekenden azdır ya  da insülin çeşitli nedenlerden dolayı gereken etkiyi gösterememektedir. Kas ve doku hücreleri insüline dirençli hale gelmektedir. Hücreler insüline dirençli hale geldiklerinde, insülini, şekere kapılarını açan anahtar olarak kabul etmemektedirler.

Esas olarak genetik temellidir. (Bir kişide tip 2 diyabetin ortaya çıkmasında ailesel yatkınlığın rol oynadığı düşünülmektedir.)

Tip 2 Diyabetin Tedavisi Nedir ?

Ağızdan ilaç alımı veya bazı vakalarda insülin iğnesi yapılmasıdır.

Diyabet Tedavisi Sadece İnsülin ve Ağızdan Alınan İlaçlardan İbaret midir ?

Diyabetin tedavisinin ilk basamağı UYGUN ZAMANDA VE UYGUN MİKTARDA BESLENMEDİR.

Diyabetin tedavisinin ikinci basamağı ise, uygun zamanda ve uygun dozda ilaçların ağızdan alınımı ve/veya insülin kullanımıdır.

Diyabetin Belirtileri Nelerdir ?

  • Aşırı susama ve çok su içme
  • Çok idrar yapma
  • Ağızda kuruluk

Ekran Resmi 2015-12-06 22.02.09

 

 

 

 

 

 

  • Halsizlik
  • Kilo kaybı

 

Genç yaş grubundaki diyabetli bireyler komada gelebilirler.

Erişkin yaş grubundaki diyabetli bireylerde belirtiler çok açık olmayabilir.

Cinsel fonksion bozukluğu ile kliniğe başvuran kişiler çoğunluktadır.

 

Ayaklarda his kaybı ya da karıncalanma da kliniğe ilk başvuru sebepleri arasındadır.

Normal Kan Şekeri Seviyeleri Ne Olmalıdır ?

Açlık Kan Şekeri: 110 Mg/dl

Tokluk Kan Şekeri:140 Mg/dl olmalıdır.

Tokluk Kan Şekeri Ne Demektir ?

Herhangi bir ana öğünde alınan ilk lokmadan itibaren 2 saat sonra   ölçülen kan şekeri değeridir.

Hemoglobin A1c(HBA1C) Nedir ve Normal Değeri Ne Olmalıdır ?

Kanımız içinde yüzen eritrosit denilen alyuvarlar (pulcuklar) vardır. Bu alyuvarların içinde hemoglobin denilen bir madde vardır. Eğer kan damarımız içinde fazla miktarda şeker varsa, bu şeker alyuvarın içindeki hemoglobin denilen maddeye yapışır ve tıpkı elma şekerinde elmanın şekerle kaplanması gibi bu hemoglobin denilen madde şekerle kaplanır. Kanımız içinde şekerle kaplanmış hemoglobinleri olan birçok alyuvar olur. Bunların adı Hemoglobin A1c (HBA1c)’dir.

 

İşte biz 3 ayda bir kanımızdaki bu pulcukların miktarını ölçeriz.

Normal Değer: %7 den küçük olmalıdır.

Hipoglisemi (Kan Düşüklüğü) Nedir ?

Kan şekerinin normalin altına düşmesine ( Erkekte 50mg/dl Kadında 35 mg/dl) hipoglisemi denir.

Hipoglisemi Belirtileri Nelerdir?

 

  • Terleme,

Ekran Resmi 2015-12-06 22.18.14

 

 

 

 

 

 

  • Titreme,
  • Çarpıntı hissi,
  • Baş dönmesi,
  • Dudaklarda uyuşma,
  • Ellerde uyuşma
  • Baş ağrısı,
  • Yorgunluk,
  • Açlık hissi,
  • Dikkat dağılması,
  • Bulanık görme,
  • Sinirlilik,
  • Huzursuzluk,
  • Yorgunluk,
  • Ciltte soğukluk, solukluk

Hipoglisemi Nedenleri Nelerdir?

 

  • Gereğinden fazla insülin kullanılması,
  • Oral antidiabetik dediğimiz ağızdan alınan diyabet   ilaçlarının gereğinden fazla alınması,
  • Verilen yemekten daha az yemek yenilmesi,
  • Öğünlerin atlanması,
  • Ara öğünlerin düzensiz ve yanlış zamanda yenilmesi veya hiç yenilmemesi,
  • Her zamankinden fazla egzersiz yapılması,
  • Sindirim güçlüğü, mide boşalmasının gecikmesi,
  • Alkollü içki içilmesi.
  • Kusma ve ishalle alınan besinlerin çıkartılması,

 

Hipoglisemi durumunda ne yapılmalıdır?

 

¨Sayılan belirtilerin bir veya birkaçını hissettiğinizde mutlaka kan şekerinizi ölçün .

¨Yanınızda her zaman 2-3 adet kesme şeker bulundurun ve hemen ağzınıza alın.

¨Yemeğe veya ara öğününüze bir saatten az bir zaman varsa beklemeden ara öğününüzü veya yemeğinizi yiyin.

 

Hipoglisemiden sonra ne olur?

 

Sıklıkla Glukoz (şeker) içeren bir şeyler (2-3 adet kesme şeker) yedikten 10-15 dakika sonra kendimizi iyi hissederiz. Bununla birlikte tam iyileşme kan şekeri normale döndükten 1-2 saat sonra olur.

 

Hipoglisemi neden önemlidir?

 

Beyin ve sinir hücrelerinin çalışabilmesi için tek enerji kaynağı şekerdir. Hipoglisemi durumunda beyin hücrelerinin içine şeker giremeyecek ve bu hücreler çalışamayacaktır.

Aşağıda Bahsedilen Bitkileri Kullanmam Diyabeti Tamamen Yok Eder mi ?

  • Acı bakla
  • Zahter otu
  • Isırgan otu
  • Mersin
  • Selvi kozalağı
  • Pelin otu
  • Melisa otu
  • Bal
  • Kekik suyu
  • Kaplıca suyu

Bu otların ve suların kesinlikle diyabeti yok edici etkisi yoktur.

Halk arasında söylenilen çeşitli ot ve sebzelerin sularının içilmesiyle DİYABETE SON sloganına inanmayınız.

Diyabetin Tedavisinde Neleri Yanlış Yapıyoruz ?

  1. İlaçlarımızı düzensiz kullanıyoruz
  2. İnsülini her gün aynı saatte yapmıyoruz.
  3. Beslenme programımıza uymuyoruz:

-Bize öğretildiği gibi beslenmiyoruz

-Rasgele zamanlarda yemek yiyoruz.

-Ara öğünlerimizi almıyoruz.

-Bir öğünde yememiz gereken miktardan az yada çok yiyoruz.

  1. İlaçlarımızın ismini bilmiyoruz.
  2. Komşunun önerdiği ilaçları kullanıyoruz.
  3. İlaç dışı birçok ottan, sudan fayda umuyoruz.
  4. Sık sık ilaç değiştiriyoruz.
  5. Egzersiz yapmıyoruz.

Seyahete Giderken Yanımıza Neler Almalıyız ?

  • Diyabet kimliğinizi yanınıza alınız,
  • Eğer insülin kullanıyorsanız;

yeterli miktarda (yedekleri ile birlikte) insülin, enjektör veya

insülin enjeksiyon kalemini yanınıza alınız.

  • Eğer ağızdan alınan diyabet ilaçları-hapları kullanıyorsanız; yeterli miktarda (yedekleri ile birlikte) ilaçlarınızı yanınıza alınız
  • Fazladan bir hafta yetecek miktarda kan glukoz ölçüm çubuklarınızı alınız.

Doktor reçetenizi (insülin ve enjektörlerinizin yetersiz kalacağı durumlarda) alınız.

  • Diyabet günlüğünüzü kan şeker ölçüm listenizi alınız.
  • Peynir, kraker, kesme şeker  gibi yanınızda kolayca

taşıyabileceğiniz gıdaları alınız.

  • Glukagon (ağır hipoglisemi tedavisinde kullanılmak üzere) denilen iğnenizi yanınıza alınız.

İnsülin ve ilaçlarınızın bulunduğu çantanızı kesinlikle bagaja vermeyiniz.

İçine insülin kartuşunu yerleştirdiğiniz insülin kaleminizi yolculukta cebinizde taşıyabilirsiniz.

Kalem şeklinde kullanılan insülinin kartuşu oda sıcaklığında 1 ay süre ile kalabilir.

Diyabet Vücut Hücrelerine Tahribat Yapar mı ?

Damar ve sinir hücrelerinde tahribat yapar.

Diyabet Nedenli Sinir Hasarı Nedir ?

Kalbe, gözlere, böbreklere dolaşım sistemine, sinir sistemine, ayaklara zarar verebilir.

Diyabet Hangi Organlara Zarar Verir ?

Diyabetli kişilerde, başka bir sebep olmadan ortaya çıkan sinir bozukluklarıdır.

Diyabeti olan 100 kişinin 15-20 sinde görülebilir

Diyabetlilerde kan şekerinin yüksek olması sinirleri besleyen damarların zarar görmesi sonucu sinirlerin zedelenmesine neden  olmaktadır.

El-ayak parmaklarında başlayıp bilekler, diz-dirsek istikametinde yayılan uyuşukluk, hissizlik (ağrıyı, batmayı, sıcağı hissetmeme), ağrı (sızlama, yanma, bıçak batması, iğne batması) veya karıncalanma şeklinde olabilir.

Bu duruma eldiven-çorap şeklinde hasar diyoruz. Geceleri şiddetlenir. Yürümeyle artar. Sinsi başlar, iyileşmez, ilerler. Kişiyi çok rahatsız eder.

Bu his değişikliklerinin dışında kaslarda zayıflama ile ayak şeklinde bozulma olabilir. Şekil bozukluğu ve hissizlik, ayaklarımızın farkına varmadan yaralanmasına neden olur.

Özellikle ayak tabanında gece artan yanma olabilir. Giysilerin değmesi bile rahatsız eder. Kilo kaybı ve depresyonla birlikte görülebilir.

Bu şikayetler kan şekerinin normal değerlerde tutulmasıyla önlenebilir, gerileyebilir, iyileşebilir. Ancak iyileşme uzun süre alabilir.

 

Dinlenirken bile çarpıntı olması, aniden doğrulunca tansiyon düşmesi kalp-damar sinirlerindeki hasarla,  kesik işeme, idrar atımında zayıflık, sık idrara gitme, mesanenin boşalmadığı hissi, erkeklerde cinsel organ sertleşmesindeki bozulma ise, idrar sistemindeki sinir hasarıyla ilişkili olabilir.

Midenin geç boşalması, şişkinlik, ağrı, bulantı, kusma, iştah kaybı, ishal, dışkı kaçırma, sindirim sistemi sinirlerinin hasarına, el ve ayaklarda terleme azalırken gövdede artması yada yemekten sonra baş, boyun, ensede terleme artışı yine sinir hasarına bağlı olabilir.

Kan şeker seviyesinin normal sınırlarda tutulması sinir hasarını azaltır.

 

Bu sinir hasarlarının çeşitli evrelerinde kullanılan, kısmen etkili tedaviler vardır.

Diyabet Nedeniyle Gözlerimizde Ne Gibi Hasarlar Olur ?

Ekran Resmi 2015-12-06 23.20.07

Bir kişiye diyabet tanısı yeni konulduğunda bile gözlerinde hasar başlamış olabilir.

Göz kürelerimizin arka iç kısmı ince kan damarlarıyla, sinirlerle ve görme hücreleriyle kaplıdır.

Ekran Resmi 2015-12-06 23.20.51

Bu ince kan damarlarında önce minik baloncuklar oluşur, sonra kan ya da serum bu damarlardan dışarıya sızar. Bazı hücreler de kansız kalır. Sinir lifleri şişer. Yeni kılcal damarlar oluşur. Oluşan bazı doku bantları göz içi tabakasının (retina) yerinden sökülmesine neden olur ki bu durumda görüş alanımızda yer yer siyahlaşma olur. Görme noktasının zedelenmesi körlükle sonlanabilir.

Diyabetli kişilerde göz merceğinin bulanıklaşması olan katarakt gelişme ihtimali de fazladır. Kişiler bulanık gördükleri için doktora giderler. Yeni gözlük geçici olarak görmemizi düzeltebilir. Erken dönemde şeker seviyesi iyi dengelenirse katarakt kendiliğinden düzelebilir.

Göz küremizin içindeki basıncın artmasına glokom denir. Diyabetli bireylerde görülme sıklığı artar. Kalıcı görme kaybı yapabilir.

Görme sinirinin ani hasarı o gözde ani görme kaybına neden olabilir.

Gözlerde bir hasar oluşmuşsa vücudun başka yerlerindeki damarlarda da hasar oluşmuş olma ihtimali artar.

Tüm göz hasarlarında kişilerin kolesterol, tansiyon dengelerinin sağlanması zararın azaltılmasına yardımcı olur.

Diyabetli kişiler yılda bir defa göz doktoruna muayene olmalıdırlar

Diyabetli kişiler yılda bir defa göz doktoruna muayene olmalıdırlar.

Diyabet Böbreklerimize Nasıl Zarar Verir ?

Diyabet böbreklerdeki kapiller damarların harabiyetine sebep olur

Tip 1 diyabetlilerin %30-40 ında

Tip2 Diyabetlilerin%5 inde böbrek harabiyeti görülür.

Hem Tip 1 hem de Tip 2 Diyabetli kişilerde yıllar geçtikçe böbrek hasarı gelişebilir. Böbrek hasarı gelişmesinde yaşam koşullarından ve genetik yapımızdan kaynaklanan tam açıklanamamış çeşitli nedenler vardır.

Kan şekeri yüksekliği kesin bir etken olduğu gibi kan basıncının yüksek olması da böbrek hasarının gelişmesinde önemli bir nedendir.

Normalde kandaki protein denilen madde böbrekten süzülerek idrara geçmez. Ama diyabetli kişide şeker normal değerlerde tutulmamışsa, böbrek hasarı başlamışsa, böbrek hasarının erken evresinde protein idrarımızın içine doğru süzülerek idrara geçer. İdrar tetkiklerinde protein görülür. (albuminüri yada proteinüri).

Böbrek hasarı ilerledikçe kan tetkikinde “üre” ve “kreatinin” denilen maddelerde de artış olur. Çünkü böbrek artık bunları idrara atmakta zorlanmaktadır.

Daha ileri dönemde ise diyaliz denilen kanı temizleme tedavisi gerekebilmektedir.

İdrarda proteinin görülmeye başlaması böbrek hasarının ve gelecekte kalp krizi ihtimalinde artışın kötü bir habercidir.

24 saatlik (bir gün boyunca biriktirilen) idrarda bulunan protein miktarının tespitiyle böbrek hasarının derecesi belirlenebilir.

İdrarda mikroalbümin miktarı bize böbreklerin çalışması ile ilgili bilgi verir.

Hiç değilse her yıl mutlaka idrarda mikroalbumini bakılması gerekmektedir.

 

İdrarınızda bulanıklık varsa, idrarınızın rengi çok koyu ise( normalde idrar rengi beyaza yakın sarıdır ve berraktır) idrar yaparken yanma, ağrı varsa mutlaka idrar tetkiki yaptırınız.

Böbreğimizde hasar gelişmesini önlemek, geciktirmek için öncelikle şeker düzeyimizi normal sınırlarda tutmamız gerekmektedir.

Eğer tansiyonumuz yüksekse; 130/80 (Büyük tansiyon 13, küçük tansiyon 8 )in altında tutabilmek için doktorumuzdan tedavi alabiliriz.

İdrarımızda protein kaçağı başlamışsa doktorunuz bazı tansiyon ilaçlarını yazabilir ya da besinimizde değişiklik gerekebileceği için diyetisyen görüşmesi önerebilir.

Böbreklerde hasar geliştikten sonra mevcut  şeker tedavisinde değişiklik gerekebilmektedir.

Bazı şeker düşürücü ilaçlar bu durumda kullanılamayacağı için insülin ile tedavi tek seçenek olacaktır.

Böbrek hasarının gelişmesinde kan şekerinin yüksek seyretmesi çok önemli bir nedendir.

İnsülin tedavisi gerekliyse insülinden korkmamalı insüline erken dönemde başlayarak şeker hastalığımızı kontrol altında tutmalıyız.

Diyabetli Bireyin Kan Basıncının Yüksek Olması Neden Önemlidir ?

Kan basıncınızın yüksek olması böbreklerinize zarar verebilir.

Kan basıncının yüksekliği demek olan hipertansiyon; felç, kalp krizi, damar hastalığı, retinopati riskini artırmaktadır

Diyabetli bireylerde Kan Basıncı Ne Olmalıdır ?

Diabetli bireylerde kan basıncı 130/80mmHg’nin altında olmalıdır.

Diyabetli Bireylerde Kolestrol Düzeyi Ne Olmalıdır ?

Kolesterol  damar duvarında birikerek kalınlaşmaya ve sertliğe neden olarak kanın dokulara ve organlara geçişine engel olur.

Diabetli bireyler kolesterol düzeylerini kontrol altında tutmalıdır.

Diabetli bireylerde LDL (kötü yağlar) kolesterol 100mg/dl’nin altında, HDL kolesterol (iyi yağlar) 40mg/dl’nin üzerinde  ve trigliserit düzeyi ise 150mg/dl’nin altında olmalıdır.

Diyabetli Bireye Sigara Kullanmak Zarar Verir mi ?

Sigaranın diyabetli bireylerde damarlar üzerine olumsuz etkileri bulunmaktadır.

Sigaranın diyabetli bireylerde özellikle kalp krizi riskini ve diyabetik retinopatiyi (göz dibindeki damarların bozukluğunu)  arttırdığı bilinmektedir.

Sigara aynı zamanda damarlarda tıkanıklığa neden olarak yara iyileşmesini geciktirmekte ve gangrene neden olmaktadır.

Kan şekeri yüksekliğinde ağız kuruluğu, su içme ihtiyacı, sık idrar yapma, halsizlik, bulantı, kusma, karın ağrısı ve hatta koma görülebilir.

Bireyler kan şekeri yüksekliğinden şüphelendikleri anda ölçüm yapmalıdırlar ve yüksekse (250mg/dl den fazla ise) doktora başvurmalıdırlar.

Bulantı ve kusması olan bireyler doktora acil olarak başvurmalıdırlar evde kendi kendilerine çözüm üretmemelidirler.

Ekran Resmi 2015-12-06 23.48.20

Diyabet Cinsel Fonksiyon Bozukluğu Yapar mı ?

Vücuttaki her organımızda olabileceği gibi, üreme sistemimizde de zaman zaman sorunlar yaşanabilir. Ancak cinsellik ve cinsel yaşamda ortaya çıkabilecek sorunlar özellikle bir tabu olarak kalmıştır.

Gözlerde gelişen bir görme güçlüğünü, karında ortaya çıkan bir ağrıyı hekime hemen iletip, ondan çözüm istendiği gibi cinsel yaşantıdaki bir problemi de doktora aktarmakta güçlük çekilmemesi gerektiği unutulmamalıdır.

Diyabet her iki cinste de cinsel işlev bozukluğu yapar.

Erkekte cinsel işlev bozukluğu erektil disfonksiyon olarak ortaya çıkar.

Erektil Disfonksiyon (İmpotans) Nedir ??

Cinsel organ sertleşmesindeki yetersizliktir.

Diyabet komplikasyonları organ hasarları arasında oldukça önemli yer tutan ama en az tartışılan ve diyabetik erkeklerin hekime başvuru nedenleri arasında hemen hemen en son sıralarda yer alan çoğunlukla anlatılamayan sorundur.

Tüm erektil disfonksiyon nedenlerinin %40 ını diyabet oluşturur.

Diyabetli erkeklerin hemen hemen yarısında impotans görülür.

20-29 yaş aralığında diyabetli erkeklerin %9 unda erektil disfonksiyon görülürken bu oran yaşla artar.

Diyabet tanısı konduktan sonra ilk on yıl içinde erkeklerde açık olarak erektil disfonksiyon gelişir.

Erektil disfonksiyon diyabetlide damar sertliği varlığının bir göstergesi ve hatta kalp krizi riskinin belirleyicisi olabilir.

 

Diyabetli Erkeklerde İmpotans Neden Daha Sık Görülmektedir?

 

Psikolojik faktörler dışında kontrolsüz diyabetin neden olduğu yaygın damar ve sinir hasarı, vücuttaki tüm organlar gibi cinsel organları da etkileyecektir. Damar sisteminin bozulması sonucu sertleşmede en önemli faktörlerden biri olan penise kan akımının gelmesi engellenecektir.

Bundan başka sinir sisteminde gelişebilecek bir harabiyet sonrası damarlar penise yeterli kan getirse bile, bu kanın penis içinde hapsedilerek sertleşmenin devam etmesini sağlayamayacak ve kan geri kaçacaktır.

Diyabetli bireylerde impotansın temel nedeni, kan şekerinin kontrol altında tutulmamasına bağlı olarak gelişen penis damarlarında ve penisin sinir sistemindeki hasardır.

 

Kadın Cinsel İşlev Bozukluğu Nedir?
Kadında cinsel işlev bozukluğu erkektekine benzer olarak:
1- Cinsel istek bozuklukları
2- Cinsel uyarılma bozuklukları
3- Cinsel ağrı bozuklukları
4- Orgazm bozukluğu,
şeklinde ortaya çıkar.

Kadında Cinsel İşlev Bozukluğunun Nedenleri Nelerdir?
Cinsel işlev bozukluğu çeşitli hastalıklara bağlı olarak ve

psikolojik nedenlerle oluşabilir.
Diyabet, kalp hastalığı, hipertansiyon, yüksek kolesterol düzeyleri gibi çeşitli sistemik problemler, ateroskleroz (damar sertliği) gibi damar yapısına ait sorunlar ve sigara alışkanlığı gibi nedenlerle cinsel organlara kan akımı bozulabilir.

Diyabet gerek cinsel organlardaki damar yapısı ve kan dolaşımı gerek sinirlerde meydana getirdiği sorunlar nedeniyle cinsel işlev bozukluğuna yol açmaktadır.

Cinsel sorunları önlemenin ve tedavi etmenin en önemli yolu iyi bir kan şekeri düzeyinin sağlanmasıdır. 

İyi bir diyabet ayarı sağlamak hedefimiz olmalıdır.

error: Content is protected !!